Ana Sayfa Blog

Domatesin Faydaları

0
domatesin faydaları

Her zaman severek tükettiğimiz sebzelerden birisi olan domatesin faydaları neler biliyor muydunuz ?

Domates her yaştan insanın severek tükettiği bir sebze. Bunun sebebi hem lezzeti hem de faydaları diyebiliriz. Özellikle içinde olduğumuz yaz aylarında ayrı bir güzel olan domatesin faydaları nelermiş bir bakalım mı ?

  • Domates ve domates ürünlerini bolca tüketirseniz cildinizdeki likopen miktarı artacak ve doğal olarak bebek gibi bir cilde sahip olacaksınız.
  • Bununla birlikte likopen oranı yüksek bir cilt güneşin zararlı ışınlarından etkilenmez. Bu yaz aylarında oldukça işe yarardır.
  • Domates ve domatesli yemekler , gıdalar cildinizin oksijen almasını sağlayarak yaşlanmayı ve kırışıklığı erteler.
  • Günde en az 200 g. kadar pişmiş domates yemek cildinizin hep genç görünmesi sağlar.
  • Dünyaca ünlü tıp birimlerinde yapılan incelemeye göre domates ve domates ürünlerinin içindeki likopen çağımızın hastalığı haline gelen cilt kanseri riskinden koruyucu bir özelliğe sahiptir.

Ağız ve Diş Sağlığı Neden Önemlidir ?

Ağız ve diş sağlığı hakkında bilgiler

Ağız ve diş bakımı kişisel bakımın en önemli aşamalarından biridir. Diş sağlığınızı koruyamadığınız durumlarda bedeninizde de bir çok rahatsızlık ortaya çıkacaktır. Hassas bir bakım bekleyen ağız ve diş aksatılmaması gereken kontroller gerektirmektedir. Peki, ağız ve diş sağlığını nasıl koruruz sorusunun yanıtını sizlerle paylaşmak isteriz.

 

  1. Diş Sağlığı

Öncelikle mutlaka güvenilir olduğuna inandığınız bir diş doktorunuz olmalıdır. Sürekli olarak gideceğinizi düşünerek kendinizi iyi hissedeceğiniz bir doktor seçmelisiniz. Ağız ve diş sağlığını koruyabilmekiçin yapmanız gereken ilk adım rutin kontrollerinizi aksatmamaktadır. Kontrollerinize düzenli olarak devam ettiğinizde oluşacak sıkıntıları erken teşhis ile ön görerek müdahale edebilirsiniz. Böylece diş kaybı yaşamadan ve sağlıklı dişler ile gülümseyebilirsiniz.

  1. Ağız Sağlığı

Diş sağlığınızı koruyabilmeniz için öncelikle ağız sağlığınızı korumanız gerekmektedir. Ağız sağlığınızı koruyabilmeniz için ağız suyu, losyonu, gargara ve benzeri ürünleri tercih ettiğiniz seçenekler ile kullanmanız uygun olacaktır. Diş eti sağlığınız için ağzınız içerisindeki hijyeni muhafaza etmeniz gerekmektedir. Diş ve diş eti hastalıklarının en büyük etkeni ağız içi hijyensizliğidir.

Bunların yanı sıra diş fırçanızın rahatlığı, diş fırçalama sıklığınız, beslenme şekliniz ve daha bir çok etken de dikkat edilmemesi durumunda diş sağlığınızı bozacaktır. Doğal öneriler arasından da tuz ve limonlu su ile yapacağınız gargara doğru bir yöntemdir. Elma ve çilek gibi meyveler diş parlaklığınızı muhafaza etmenize yardımcı olacaktır. Ağız ve diş sağlığı bir çok hastalığın tetikçisi olabilir, kontrollerinizi aksatmamaya özen gösterin.

Cinsel İktidarsızlığın Sebepleri

0

Cinsel iktidarsızlığın sebepleri

Cinsel iktidarsızlık sorunu dünya genelinde birçok erkeğin yaşadığı sorunların başında gelmektedir. Cinsel iktidarsızlık erkeklerin ereksiyon olamama, ereksiyonu sürdürememe ile açıklanabilmektedir. Birçok erkek hayatlarının belli bir döneminde bu sorun ile karşı karşıya kalmaktadır. Yapılan çalışmaların iktidarsızlık sorununun ileriki yaşlardaki erkeklerde daha fazla görüldüğünü ortaya koymuştur. Bu yazımızda cinsel iktidarsızlığın sebepleri konusuna değindik.

 

Psikoloji Cinsel İktidarsızlığı Etkiler Mi?

Cinsel iktidarsızlık büyük bir sorun değildir. Bununla birlikte uzun süreli devam eden cinsel iktidarsızlık sorunu kişide duygusal anlamda strese neden olabilmektedir. Uzmanlar psikolojik etkilerin iktidarsızlık sorununda % 10 – % 20 oranında etkili olduğunu belirtmişlerdir. İktidarsızlık sorununa neden olan psikolojik sorunlar kişide davranış bozuklukları, mental yorgunluk gibi şikâyetleri de beraberinde getirmektedir. Bazı sağlık sorunları da iktidarsızlık sorununa neden olabilmektedir. Bu sağlık sorunların arasında kalp rahatsızlıkları en başta yer almaktadır. Aynı zamanda diyabet, prostat ameliyatı, yüksek kolesterol gibi hastalıklar da cinsel iktidarsızlığa neden olabilmektedirler.

İktidarsızlık sadece hastalıklar ile değil kişinin yaşam tarzına bağlı olarak da gelişme gösterebilmektedir. Aşırı sigara, alkol tüketimi, obezite hastalığı ve hareket egzersiz eksikliği cinsel iktidarsızlık sorunlarını ortaya çıkarabilmektedirler. Yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve dengeli beslenme ile aynı zamanda düzenli spor egzersizleri ile bu sorunun üstesinden gelinebilmektedir.

Aynı zamanda bazı ilaçların yan etkileri de cinsel iktidarsızlık sorunlarını ortaya çıkarmaktadır. Bu yan etki durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır. İlaçların probesktüsü mutlaka okunmalıdır. Özellikle anti depresan ilaçlar bu sorunda oldukça etkilidir.

Kanserde Alternatif Tıp Tedavisi

0

Kanserde Alternatif Tıp Tedavisi

Kanser hastalığı günümüzde en sık rastlanılan hastalıklardan biridir. Tıp dünyasının kanser hastalığı konusunda yaptığı kapsamlı çalışmalar ve araştırmalar sürerken hastalık sürecinde hem hastayı hem de yakınlarını zorlu bir süreç beklemektedir. Tıbbi tedavilere ek olarak hem Avrupa’da hem de ülkemizde kanserde alternatif tıp tedavisi son zamanlarda öne çıkmaya başlamıştır.

Hastaların tıbbi onkolojik tedavilerine ek olarak veya tıbbi tedaviye tedaviye yanıt alınamayan durumlarda hekim kontrolünde tercih ettikleri alternatif tıp tedavisi çok farklı çeşitlerde uygulanmaktadır. Alternatif tıp tedavileri kapsamında çeşitli vitamin ve minerallerin kullanımı, bitkisel karışımların kullanımı, hacamat veya sülük tedavisinin uygulanması, çeşitli beden ve zihin teknikleri, diğer doğal ürünlerin tüketilmesi gibi çeşitli uygulamalar tercih edilmektedir.

 

Alternatif Tıbbı Neden Doktorlar Kabul Etmezler?

Ancak günümüzde kanserde alternatif tıp tedavisi bazı doktorlar tarafından tercih ve tasvip edilmemektedir. Özellikle radyoterapi, kemoterapi ve ilaç tedavisi gibi tıbbi destek alan kanser hastalarının bu süreçte kullandıkları tıbbi ilaçların etkinliğini azaltan, yok eden veya aksi tesir yapabilen çeşitli bitkisel ürünlerin ve karışımların olduğunu belirtmektedirler. Bu nedenle alternatif tıp ürünlerinin ve tedavi seçeneklerinin özellikle tıbbi destek veya tedavi alınması durumunda muhakkak hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Çeşitli bitkisel otların toksik etki yapabileceği, sülük tutma gibi yöntemlerde aşırı kan kaybı ve kanama olasılığı veya başka bir komplikasyon gelişiminin söz konusu olduğu uzmanlarca belirtilmektedir. Ancak bitkisel veya alternatif tıp yöntemlerinin doğru şekilde ve doğru zamanda uygulanmasıyla başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın tedavisi mümkün olmaktadır.

Diş Beyazlatma Bleaching Ve Detayları

Diş Beyazlatma Bleaching Ve Detayları

Estetik ve güzellik insanların olmazsa olmazlarının başında yer almaktadır. Yüz estetiği diyince ise ilk akla gelen dişlerimizdir. Günümüz insanı dişlerindeki sorunlar yüzünden gülmekten bile çekindiklerinden bahsederlerken bazı insanlar ise dişlerindeki sarılıklar yüzünden ağızlarını kapatarak güldüklerinden söz ediyorlar.

Sigara, kahve, çay gibi ya da çeşitli sorunlardan kaynaklı diş sararmaları yada cilt lekelerinin çözümü için son yıllarda pek çok teknik geliştirildi. Bunların arasında en çok tercih edilenlerden biri ise Bleaching tekniği. Bu teknik sonrasında dişlerde 3 ile 4 ton arasında değişen bir beyazlanma sağlanmaktadır.

 

Diş Beyazlatma İşlemi Nasıl Yapılır?

Dişlerde sararma ve leke şikâyetiyle diş doktora başvurulduğu zaman doktorumuzun yapacağı ilk şey diş taşlarından, tartar ve plaklardan dişlerimizi arındırmaktadır. Sonrasında ise bleaching işlemi uygulanır. Bu işleme başlamadan önce ise diş etlerine herhangi bir zarar vermemek adına koruyucu bir tabaka ile kaplanır ve beyazlatma aşamasına geçilir. Bleaching aşamasında diş ağartıcı ilaç bir fırça yardımı ile dişlerimizin üzerine sürülür ve dişlerimizin üzerine belli yoğunlukta ve uzaktan bir ışık verilerek bir süre bekletilir. Bu ışık ve ilaç ile dişlerimizde beyazlaşma başlar ve daha ilk seansta kendini belli eder.

 

Dişlerin durumuna göre belli aralıklarla işlem birkaç seans daha tekrar edilebilir Bleaching diş beyazlatma uygulamasının herhangi bir yan etkisi yoktur. Uygulama bittikten sonra sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet gözükse de çok kısa bir süre içerisinde bu durum ortadan kalkacaktır.

Dış Gebelik Nedir ?

0

Dış gebelik nedir

Günümüzde birçok kişinin yaşamış olduğu bir sorun olan dış gebelik tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Peki, dış gebelik nedir nasıl anlaşılır? Dış gebelik, sperm hücresi ile döllenmiş yumurtanın rahim dışında başka bir dokuya yerleşerek o bölgede gelişmesi olarak açıklanmaktadır. Dış gebeliğin en çok yerleştiği yer kadının fallop kanalları yani kadının tüpleridir. Dış gebelikler tüplerin haricinde; karın içerisinde, yumurtalıklarda, rahim ağzında da görülebilmektedir. Ayrıca rahim içerisinde normal bir gebelik görülürken dış gebeliğin görülmesi de mümkündür. Buna tıp dilinde heterotopik gebelik adı verilmektedir.

Dış gebelik genellikle erken gebelik döneminde görülen ciddi bir durumdur. Oluşan gebelik eğer ki bir dış gebelik ise embriyo kaybedilmekte ve anne hayatı da ciddi anlamda tehlike altında olmaktadır. Dış gebelik nedeni ile anne ölümleri, çok kısa bir süre önceye göre gebeliğe bağlı anne ölümleri nedenleri arasında birinci sırada yer almaktaydı. Günümüzde tıp biliminin gelişmesi ile birlikte erken tanı ile bu neden ortadan kaldırılmıştır. Dış gebelik genellikle yumurtaların tüpler aracılığı ile rahime geçişi sırasında oluşan bir sorundan dolayı kaynaklandığı belirtilmektedir.

 

Dış Gebelik Durumu Nasıl Anlaşılır?

Tüp içerisindeki kanalda meydana gelen herhangi bir yapışıklığa bağlı olarak mekanik bir sorun veya tüplerinin fiziksel olarak daha az hareketlerine bağlı bir durum söz konusu ise yumurtanın rahime doğru ilerlemesi engellenmektedir. Bu durumda yapılan tetkikler ile dış gebelik tanısı konmaktadır.

Kanal Tedavisi

Kanal tedavisi hakkında bilgiler

Ağız ve diş sağlığı tarihçesine bakacak olursak milattan öncesine dayanmaktadır. Bu dönemde dönemin şartlarında yani ilkel şartlarda tedavi yapılmaya çalışılmıştır. Teknolojinin gelişmesi ile beraber de ağız ve diş sağlığı ile ilgili gelişmeler yaşanmıştır.

Çürümüş bir dişe öncelikle yapılacak tedavi çürük çok fazla ilerlemeden en kısa zamanda tedaviye başlanması gerekmektedir. İlk aşama çürüklerin temizlenmesi ve normal dolgu yapılmasıdır. Ancak dişteki çürükler dişin özüne kadar ilerledi ise dişe yapılacak en son tedavi olan kanal tedavisi yapılır.

 

Kanal Tedavisinin Gerektiği Durumlar Nelerdir?

Bir dişe kanal tedavisinin yapılıp yapılmayacağı diş hekimince belirlenmelidir. Kanal tedavisi yapılması gereken dişteki belirtiler dişte ağrı, sızlama ve çenede şişlik gibi belirtiler olmaktadır. Dişteki çürük dişin özüne ulaşarak bu bölgenin iltihaplanması ile dişin kanal tedavisinden başka kurtuluşu kalmamaktadır. Diş diplerinde ve çenede oluşan şişlik hekimin yazacağı ilaç ile dağıtılmalı ve daha sonra tedaviye başlanmalıdır. Kanal tedavisi bir seans olabileceği gibi iki veya üç seans ta sürebilir.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi yapılacak olan diş öncelikle çürüklerden temizlenmelidir. Dişin özüne kadar ulaşan çürük eğe yardımı ile temizlenir ve diş kökündeki kanal genişletilir. Daha sonra dişteki boşalan kısım dolgu malzemesi ile doldurularak dolgu işlemi tamamlanır. Bu işlemin sonunda kanal tedavisi yapılan dişte birkaç gün ağrı olabilir. Birkaç hafta sert yiyecekler yenilmemesi gerekebilir. Kanal tedavisi yapılan dişin tamamen iyileşmesi bir veya iki ay da sürebilir. Dişe yapılan kanal tedavisi sonucunda diş temizliğine daha çok dikkat edilmelidir.

İnme Beyin Damar Tıkanıklığı Nedir ?

0

İnme ve beyin damar tıkanıklıkları insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen rahatsızlıklardan birisidir. Peki, inme beyin damar tıkanıklığı nedir?

Beyin Damar Tıkanıklığı Nedir?

Halk dilinde inme ya da felç olarak bilinen apopleksi, beyin atar damarların da meydana gelen yırtılmalar sonucu ortaya çıkan beyin kanaması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Damar sertlikleri de beyin damarlarında meydana gelen pıhtılaşmanın damarları tıkaması da felcin ya da inmenin oluşma sebebi olarak bilinmektedir.

Aynı zamanda beyin damarlarının sinirsel uyarılarla kasılması ile başlayan beyin dokusunda buluna yetersiz kanlanmaya neden olarak felç ile sonuçlanmaktadır. Kişide görülen ani tansiyon yükselmesi veya ani tansiyon düşmesi beyin damarlarını tıkayarak kişinin felç geçirmesine neden olabilmektedir. Beyin damar tıkanıklığı neticesinde oluşan felçler genelde çok aşırı yenen yemek sonrasında gece yatarken, sabah uyanırken yüzü yıkamak için eğilme durumunda veya ayakkabı bağlamak için öne doğru eğilme durumlarında ortaya çıkabilmektedir. Beyin damarlarının tıkanması ile oluşan felçlerden birkaç gün önce kişide baş ağrısı, baş dönmesi, yüzde kanlanma ve sinirlilik görülebilir. Bu hastalık genellikle 40 yaş ve üzeri hastalarda görülmektedir. En çok görülen beyin hastalıklarının % 80 civarı damar tıkanması, %20 oranında da beyin kanaması nedenlidir. Beyinde damar tıkanıklığı belirtileri arasında baş ağrısı, sürekli uyku hali, konuşma bozuklukları, hareket bozuklukları ve görme bozuklukları gibi belirtiler görülebilir. Böyle durumlarda hiç vakit kaybetmeden mutlaka bir doktora görünmek gereklidir.

Kalbin düşmanı şişmanlık

0
şişmanlık

Kalbin düşmanı şişmanlık nasıl aşılır ?

Şişmanlık günümüzde hem ülkemiz vatandaşlarında hem de dünya genelinde sıkça yayılan bir sorundur. Bu sorun aşılmadığ takdirde kalp hastalıkları birer birer gelmektedir.

Kalp ve damar hastalıklarının en önemli nedenlerinden biri kötü beslenmedir. Yağlı, işlenmiş ve sindirimi zor yiyecekleri tüketmek, alkol kullanmak, hareketsiz bir hayata sahip olmak, kalbinize yapacağınız en büyük kötülüklerdir. Hem kalp probleminiz var hem de aşırı kiloluysanız, riskli grubun içindesiniz demektir. Diyetisyen kontrolünde, haftada 0.5-1 kilo arasında bir zayıflama programı ile dengeli beslenmeli ve hareket etmelisiniz. Kalp dostu bazı besinler ise,
•    Soğan ve sarımsak kalp dostudur, yemeklerinizden eksik etmeyin.
•    Her gün tüketilecek bir avuç işlenmemiş fındık kalbinizi korur.
•    Omega-3 bakımından zengin olan balığı haftada en az 3 kez tüketin.
•    Her gün, iyi yağda, çok pişirilmemiş zeytinyağlı sebze tüketin.
•    Yemeklerinize keten tohumu, çörekotu ve susam gibi tohum baharatlar katın.
•    Mümkünse öğle öğününüzde kuru baklagil tüketmeye özen gösterin.

Psikolojik ilaç mı arkadaş mı ?

0
psikolojik ilaç

İnsana en fazla hangisi yarar , psikolojik ilaç mı arkadaş mı ?

İnsanların her zaman için çeşitli sorunları olmaktadır. Bu sorunlar psikolojik hayatı da etkilediği için ve psikoloji de gündelik hayata etki ettiğinden bu konuda bazı şeyler yapmak gerekmektedir. Peki bunu yaparken psikolojik ilaç mı yoksa arkadaş mı daha etkili olur ?

Öncelikle insanlarla konuşmak her zaman için etkin bir yöntem olur. Dışardaki insanlara baktığımızda psikolojik sıkıntı yaşayan insanların genel olarak yalnızlıktan ve problemlerden yaşadığını görebiliyoruz. Hal böyle olunca en güzel yöntem yalnızlıktan kurtulup daha sosyal bir çevreye sahip olmaktır. Ne yapılırsa yapılsın ilaçlardan daha güzeli arkadaş edinerek onlarla vakit geçirmektir.

Sizleri seviyoruz.

Hava Durumu

İstanbul
açık
18.1 ° C
20 °
15.6 °
82%
2.6kmh
0%
Sal
25 °
Çar
26 °
Per
26 °
Cum
28 °
Cts
29 °

En Çok Okunanlar